BİAT TV SİZİN KANALINIZ VE SİZİN SESİNİZ OLACAK DERTLERİNİZ DERDİMİZ OLSUN CANLI YAYINLARIMIZ OLACAK SAKIN KAÇIRMAYIN BİAT TV SİZİN KANALINIZ
 
..
  ALLAH`A DUA İLE MURACAAT
Dua nedir
Seçme Dualar
Kenzül Arş Duası
365 gün Dua
Dua ve Kader
Özel Dualar
Besmelenin Sırları
Şİfa Ayetleri
Sıkıntınızı Giderecek Dua
Tıp ve Dua
Dua Kaderi Değiştirirmi
..
  ALLAH'IN İSİMLERİYLE TEDAVİ
..
  ESMA`UL HUSNA(ALLAH-IN İSİMLERİ)
..
  KUR-AN DA DUA
Her Derdin Şifası Kur'an
..
  KUR-AN'LA RUHSAL TEDAVİ
Kur'an Tedavisi ve Öfke
Ashabın Manevi Tedavisi
Kur'an Şifadır
Dua ile Tedavi ( Telkin )
Kur'an da Şifa Aramak
..
  GAYB ALEMİ İLE İLGİLİ AYETLER
..
  PEYGAMBER EFENDİMİZİN GELECEKLE İLGİLİ HABERLERİ
..
  BÜYÜ NEDİR?
Büyü çözümü nasıl yapılır
Büyü çeşitleri
Büyüye maruz kalanlar
Büyü yapan&yaptıranın hkm
İslamda Fal ve Büyü
Büyü Bulma ve Temizleme
Büyünün Etkisi olurmu
Büyünün Teşhis Edilmesi
Büyünün Etki Mekanizması
Sihir-Büyü-Tılsım
..
  BÜYÜ VARMI? YOKMU VE TEŞHİSİ YAPILIR
Kendi Kendinize Teşhis
Büyünün Hakikati Varmıdır
..
  MÜRŞİD VE MÜRŞİDİ KAMİL
..
  CİN ÇARPMASI TEDAVİSİ YAPILIR
Cin çarpması
Cin ve Büyü için okunacak
Cin Çıkartma Seansı nasıl
Cin Çıkartma Seansı
Cinlerin Uzaklaştırılması
Cinler İle Tedavi Olurmu
..
  CİNLER VE ŞEYTANLAR ALEMİ
Cinlerle İrtibat Olurmu
Cinler ile İrtibat Kurmak
Cinler ve Ruhlar
Cinlerin insanlara zararı
Cinlerin Yalancılıkları
Cin ve Peri Nedir
Kuran-ı Kerim de Cinler
Cinler ve Medyumlar
İnsi ve Cinni Şeytanlar
Cinlerin İnsanlara Zararı
Cinlerin Görünmesi
Cinler Geleceği Bilirmi
Cinlerle Evlenme
Cinlerin Özellikleri
Cinlerin Ömrü
Karabasan
..
  PANİK ATAK VE TEDAVİSİ
Panik atak nedir?
Kur-an'la tedavisi
Panik atakın tarihcesi
..
  RUKYE USULÜ TEDAVİ
Dualarla Tedavi
..
  KUR-AN VE DUA İLE CİN TEDAVİSİ
..
  KUR-AN-I KERİM MİSKİ AMBERDİR
..
  RUH ÇAĞIRMA
..
  GELECEKTEN HABER VERME
..
  BERZAH ALEMİ
..
  İLM-U LEDUN(LEDÜNNİ İLMİ)
..
  HAVASS İLMİ
..
  RUHİ BUNALIMLAR VE RUH SAĞLIĞIMIZ
Manevi Sıkıntı Halleri
..
  KISMET KAPALILIĞI
..
  ŞEYTAN NEDİR KİMDİR TANIYALIM
Vesveseden Kurtulmak
Vesvese Nedir
Şeytanın Hileleri
..
  MUSKA VE KULLANIMI HAKKINDA
..
  NAZAR
..
  TEDAVİSİNE VESİLE OLDUGUM RAHATSIZLIKLAR
..
  TAYİ MEKAN NEDİR?
..
  NAMAZ
Tövbe namazı
Hacet Namazı
İstihare Namazı
Nafile Namazlar
..
  ESNEMEK VE AKSIRMAK HAKKINDA
..
  ÜNLÜ MEDYUMLARIN YALANLARI
..
  MEDYUMLAR-CİNCİ HOCALAR-ASTROLOJİCİLER HK
..
  CİNLERİ YAKMAK VARMI-YOKMU VE KORUNMAK
..
  FALCILAR - KAHİNLER-YILDIZNAMECİLER
..
  MÜBAREK YERLERİN RESİMLERİ
..
  Hz.HIZIR A.S.
..
  DİYANETİN SORULARA VERDİĞİ CEVAPLAR
..
  YAŞAR HOCA İLE ROPORTAJ
..
  OKUMA USULÜ TEDAVİDEN ÜCRET ALINIRMI
..
  DİN MANEVİYAT VE PSİKİYATRİ
..
  BÜYÜK GÜNAHLAR VE ŞİRK
..
  PSİKOLOJİ VE MANEVİYAT
..
  TASAVVUF VE PSİKOTERAPİ
..
  KÂFİRLİK NEDİR VE MÜSLÜMANLIK NEDİR?
..
  www.ruyalarve.biz.com BAK RÜYANA ÖĞREN
..
  MUSKACI CİNCİ BÜYÜCÜ HOCALAR
..
  MAZERET YOK İYİ OKUYUN
  .
  Ana Sayfa   Önsöz   Hakkımızda   Linkler   Ziyaretci Defteri  İletişim
.

 PANİK ATAK VE TEDAVİSİ

.

 
Panik- Atak ve Ölüm Korkusu    

Panik atak yaşayanların en çok sordukları:

‘’Kriz anında ölebilir miyim?’’sorusudur. Panik atak ;nöbetler halinde ve beklenmedik bir anda gelebilir.Kriz anında kişinin yoğun olarak yaşadığı sıkıntı öyle yüksek boyuta varır ki ,kişi o an öleceğini hisseder.

Panik atak krizinde kişiler ‘’ölüyorum beni biran önce kurtarın ’’diye feryat ederler.Bir kısmı(özellikle ilk defa yaşayanlar) etrafındakilere vasiyetini söyler. Çünkü;’’o an’’yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide ve ölüme yakın durmaktadırlar.Panik atak yaşamayanlar bu durumu anlayamazlar.’’Ne var canım hepimiz bir gün öleceğiz.’’Şeklinde konuşur ve panik ataklıları ‘’sinir’’ ederler.Panik atak esnasında yaşanan ölüm korkusu,’’normal yaşamda’’hep kendimizden uzak tuttuğumuz ölümden ve ölüm korkusundan çok çok farklıdır.’’Damdan düşmeyen.’’bunu anlayamaz.Çünkü aynı duyguyu paylaşanlar daha iyi anlaşırlar.İnsanoğlu bir gün yaşamının son bulacağının farkındadır.Ölüm yaşamın zıddıdır.Ölümü uzaklaştırmak için sürekli yaşama sarılır ve kendimizi’’var kılarız.’’Yaşamsal faaliyetlerimiz ve yaşamın canlılığı’’Ölüm gerçeğini’’bizden uzak tutar.Sürekli yaşamı ve ölümü bir arada bilincli bir şekilde ve korkmadan tutarsak hiç bir problemde olmaz.

Panik atak, rahatsızlığını hep kendimizden  uzak tutmaya çalıştığımız ölümü bize hatırlatan,bizi sarsan bir durum olarak görürüz..Çoğunlukla dünyada sonsuza kadar yaşama arzusu ve inancıyla yaşarız.Bu inancımızın panik atakla sarsılması ciddi bir travmadır.

Bir çok insan,o bitmeyecek ömrümüzün bitebileceğini panik atakla anlar.Bu yüzden yaşamda ciddi değişiklikler yapılır.

Örnekler:

Gece yaşamı olanlar,daha sade bir yaşama geçerler.

Alkol kullanan bir çok panik ataklı alkolü bırakır.

- Bayanların bir kısmı ‘’tesettüre’’girer,namaz kılmaya başlar.Tedaviyle düzelen bazı bayanlar ,örtülerini çıkartıp eski yaşamlarına dönerler.

Erkeklerinde bir kısmı dini yaşama yönelir.

Çapkınlık yapan erkekler’’tek eşliliğe’’ döner.

Koruyucu özelliği olduğuna inanılan duaları içeren muskalar özellikle ‘’cevşen’’taşınmaya başlanır.

Sağlıklı beslenme ve sağlığına en üst düzeyde dikkat etme davranışı gelişir.

İhmal edilen eş-dost akrabalarla daha sık görüşülür.Kalbini kırdığı insanlardan özür dilenir.’’Helallik’’alınır.

Ölüm tehlikesine karşı,acil durumlarda hemen yardım alınabilecek insanlara sığınılır ve yardım talep edilir.

Bu insanlar cep telefonlarında en önce aranacaklar listesine kaydedilir.

Özellikle doktor ve hastane telefonları adresleri ajandaya kaydedilir.

Hastane ve doktorlara yakın olmak (Ev kiralamak,satın almak) istenir.

Doktorlardan panik atak dan ölmeyeceklerine dair garantiler alınır.

Ölümü hatırlatan ‘’Sela’’dan korkulur.(ölen birinin cenaze namazına davet için cami minarelerinden okunan çağrı…)ve bunu duymama yolları aranılır.

Medyadaki ölüm haberlerine bakılmaz ve dinlemekten,izlemekten kaçınılır.

Cenaze arabalarından korkulur,kaçınılır. Ölen birisi,en yakını olsa dahi bazen cenazesine gidilemez.

Bazen kuran okunması ölümü hatırlattığından istenmez ve böyle ortamlardan kaçınılır.(Ülkemizde Kuranın hasta üzerinde ve mezarlıklarda okunmasının sevap olduğu gibi bir anlayış olduğundan;bazıları için ölümü çağrıştırdığından, Kuran okunmasından ve dinlenmesinden kaçınılır.)

Gece gelen panik atak-ı yaşayanlar,uykuda ölürüm endişesiyle gece uyumaz,tan yeri ağarıp,aydınlık olunca uyurlar.Gece yanlızlık,yardım alamamak gibi kaygılarla kişi kendisini uyutmaz.Gündüz nasıl olsa herkes uyanık olduğundan ,daha rahat uyunur...

Panik krizi anında kullanabileceği düşüncesiyle yanında;ilaç,su,alkol,yiyecek benzeri ‘’güvence nesneleri ‘’taşınır.

Sürekli yanında birilerinin bulunması istenir.

Kapalı,kalabalık mekanlara girilemez,toplu taşıma araçlarına binilemez .zorunlu durumlarda taksiye binilir.Çünkü taksiyi istediği yerde durdurabilme rahatlığı vardır.

Panik atak yaşayanların sorduğu soruyu tekrar soralım.

‘’Panik atak geçirdiğim sırada ölecek gibi oluyorum,canım çıkıyor,ruhum bedenimden ayrılıyor,gerçekten ölebilir miyim ?’’

Bu soruya kısaca ve tek kelimeyle ‘’HAYIR’’deyip,panik ataklıları rahatlatıp,ardından geniş açıklamasını yapalım.

Panik atak sırasında neden ölüm hissi oluşur ? Bakın tıp ne diyor.....

Panik atak’’ yanlış bir alarm ‘’olayıdır.Normalde organizma bir tehdit,tehlike karşısında uyarılınca,beyin gerekli yerlere sinyaller gönderir.Böbreküstü bezlerimizden strese tepki olarak adrenalin ve kortizon hormonları salınır.’’Alarm’’olağanüstü bir durumdur.Dokuların daha çok glikoza,enerjiye ihtiyacı vardır der tıp ilmi

BİZDE DİYORUZKİ BU BÖYLE DEYİL ÜSTADIM SORARIM ŞİMDİ BU TANIMLAMAYI YAPAN KARDEŞLERİME BUNDAN 40-50 YIL GERİLERE GİDELİM TIP BU KADAR GELİŞMİŞMİYDİ TABİİ Kİ HAYIR DİYECEKSİNİZ PEKİ O DÖNEMLER DE VE GERİSİ DÖNEMLERDE PANİK ATAK DİYE ADLANDIRILAN BU RAHATSIZLIKLI YOKMUYU DU TABİİ Kİ VAR DİYECEĞİZ PEKİ NE İLE TEDAVİ EDİLİYORDU DİYE SORARSAK BU GÜN KONUŞULANLARLAMI TEDAVİ YAPILIYORDU BİZDE İŞDE BUNA HAYIR DİYORUZ TEDAVİ KUR-ANLA YAPILIRDI VE HALEN DE YAPILIYOR BATI DA BU HASTALIK MAALESEF İNCİLLE TEDAVİ EDİLİYOR BİZ KUR-AN-I UNUTMUŞUZ BU HUSUSDA ŞUNU SÖYLEMEK İSTİYORUM BENİM BU TARZ BİR SÜRÜ TANINMIŞ TANINMAMIŞ HASTALARIM VAR HEPSİDE ELHAMDÜLİLLAH HOCAM ESER KALMADI DİYORLAR HATTA BAZILARI O KADAR DOKTOR GEZDİMKİ EN SONUN DA BIKTIM VE ÖLÜMÜ BEKLER HALE GELDİM DİYENLERDE VARDI AMA ŞU AN DA İLACIDA BIRAKMIŞ NORMALDE HAYATLARINA DAA DEVAM EDİYORLAR ARTIK KUR-AN-IN BU HUSUSDA BİR ŞİFA KAYNAĞI OLDUĞUNU DA KABÜL ETMEMİZ GEREK  BEYİNDE ELEKTROMANYETİK DALGALARI ÜRETEN VARLIKLARI GÖRMEMEZLİKTEN GELEMEYİZ BU HUSUS DA .....

…

Şiddetli yaşanan ilk panik krizinde genellikle çok büyük bir telaş,korku feryat vardır.Vasiyette bulunmada çoğunlukla bu krizde olur.Kişi daha sonra benzer ataklar yaşadıkça bu korkusu bir nebze azalır ama yok olmaz mutlak tedavi olması gerek.

İlk panik ataktan sonra,’’acaba yine yaşar mıyım’’ diye kişide hep bir beklenti korkusu gelişir.Bu tıpkı idama mahkum bir insanın idam gününü beklemesi gibi bir’’işkencedir’’ki bu o bedene negatif enerji veren varlıkların da birer vesvesesidir.

Pek tabii ki,bütün bunlar tedavi olmamış panik ataklı insanların yaşadıklarıdır. Kur-ani tedaviyle tedavisini yaptıranlarda  bütün bu korktu ve kaygılar yok olup gitmektedir.

Bir çok hastamız hep şunu söylemiştir;’’Dr. Bey belki onlarca,yüzlerce panik atak geçirdim.Hiç birinde ölmedim,ama her yeni bir nöbet girişiminde bu sefer ölebilirim diye hissediyorum.Bu ne ilginç bir durum….’’

Gerçekten panik atak çok ilginç bir süreçtir.Zamanla kişi atakların kötü bir duruma yol açmadığını,ölmediğini öğrenir.buna rağmen ‘’mantıksız’’bulsa da bir anlam veremese de ,atak sırasında çektiği acı,ızdırab ömründen dakikalar,saatler götürmektedir.seans sonrası şunu hep söylerler biz boşuna korkmuşuz zaten öleceğiz ölümden korkulurmu derler hep....

Hatta bazı panik ataklılar ölmekten korkmakla beraber;bu çektikleri acı ve işkenceden dolayı ‘’ ölsem daha iyi olur diye düşünebiliyor.

Tekrar ifade edelim ki,panik atak! Yaşayanlar tam olarak birbirlerini anlarlar.’’Dışarıdan’’birilerinin anlaması mümkün değildir.Önerimiz,’’en azından’’panik ataklıları dinleyin,hak verin,anlayış gösterin,yardımcı olmaya çalışın destek olun.

Panik ataklılar hassas,duygusal,kırılgan insanlardır.Asla onlara ‘’kafaya takma,bir şeyin yok,bizde bir gün ölmeyecek miyiz,bu kadarda korku olmaz ki canım…’’demeyin.onların kırılganlığını ve öfkesini çekmeyin.Hele hele ‘’seninde başına gelsin de o zaman beni anlarsın’’şeklinde bedduasını asla almayın.

Hastalarımıza’’ölümün nesi sizi korkutmaktadır?sizin için ölüm ne anlama geliyor?’’diye sık, sık sormaktayım.Herkesin farklı bir cevabı olabiliyor.Örnekler;

-Ben ölürsem çocuklarıma kim bakacak?onların perişan olmasından korkuyorum.Onları büyütüp meslek sahibi etmek,evlendirmek istiyorum.Onun içinde ölmek istemiyorum.

-Daha yapacak çok işlerim var, yarım bırakmak istemiyorum.

-Sahip olduklarımı,varlıklarımı terk etmek istemiyorum,bu bana acı veriyor.

-Çok sıkıntı çektim,biraz rahat ve huzur görmek istiyorum.

-Günahkarım,Allah için bir şey yapmadım öbür dünyada cehenneme gitmekten korkuyorum.

-İbadetlerimi eksik yapıyorum,kendimi düzeltmek öyle gitmek istiyorum.

-Mezarlık ve toprak altında olmak korkunç geliyor,hele böceklere,hayvanlara yem olmak çok acı veriyor bana…

-Ölümle yok olacağımı düşünüyorum.buna katlanamıyorum.

Bu duygular içerisinde iken çocuklarına ve yakınlarına acınarak bakılır,sık sık ağlanabilir.

Panik atak’ın bize hatırlattığı ölümü yok edebilir miyiz?

.Ölümün ne zaman olacağı belli değildir.

Belli olsaydı ne olurdu?Nasıl davranırdık?Neler yapardık?

Madem’’kabir kapısı kapanmıyor,ölüm öldürülmüyor’’o halde her canlı gibi insanda bir gün ,vakti saati geldiğinde ölecektir.Belki de yaşamı anlamlı kılan ölüm gerçeğidir.Çünkü evrende her şey zıddıyla var ve bir güzellik mana taşır.Fakirlik olmadan zenginliğin ;acı olmadan mutluluğun,karanlık olmadan aydınlığın değeri ne kadar anlaşılır? Panik atağa bağlı bu aşırı ölüm korkusu ve diğer korkularını bertaraf edecek kur-ani tedavidir.

.

Madem ölümü yok edemiyoruz öncelikle onu kabul edelim.Ondan kaçmak yada inkar etmek sorunumuzu çözmüyor.Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşama sarılalım,yarın ölecekmiş gibide inançlı imanlı ihlaslı  insanca ve doğanın bir parçası bilinciyle hareket edelim.Doğru,dürüst,kibar,yardımsever,adaletli,temiz,tertipli,saygılı, çalışkan,üretken insanlar olalım.

Yaşamın hakkını verelim ama’’hak yemeyelim’’.

Başta kendimizi sevip,kendimizle barışık olalım.İnsanları koşulsuz sevip,saygı duyalım.Bitkileri,hayvanları sevip ,saygı duyalım.Bitkileri,hayvanları sevip,değer verelim,imkanımız varsa evimizde, işyerimizde onlarla iç içe yaşayalım.Doğayla bütünleşelim.

Bu ölüm korkusu vesilesiyle kendimizi arındıralım.Yani ölüm korkusu’’bir işe yarasın’’kendimizce vicdan muhasebesi yapalım.Kötü,çirkin huylarımızdan kurtulmak için çaba sarf edelim.

Maddi manevi imkanlarımızı doğru dürüst,akıllı,faydalı işlerde kullanmaya başlayalım.Sevgi ve mutluluğun çoğalmasına katkıda bulunalım.Akrabalarımızı,dostlarımızı arayalım,ziyaret edelim.Onlara hediyeler alalım.muhtaç olanların ihtiyaçlarını giderelim.Maddi bir şeyimiz yoksa yüzümüzdeki tebessüm eksik olmasın.

Ölüm bir yokluk mudur? Hayır yeni bir doğuştur  bunu bilelim...

Ölümle tamamen yok olunacağı düşüncesi insanlarda inancı dazayıflatır ahıret hazırlıgı yapalım nedir bunlar yukarda bahsettiğimiz gibi inanclı-ihlaslı Allahın kulu olalım hayır hasenet yapalım paniği

Bedenimiz ruhumuza giydirilen bir elbisedir,elbisenin çıkarılması veya değişmesiyle ruhumuza bir şey olmaz.Ruh ait olduğu yere gidecektir mutlak bir gün bunu bilerek yaşamalıyız.

İnsan ölümsüzlük ve ebedi yaşama arzusu varsa,bu sebepsiz değildir.Bunun mutlaka karşılığı olmalı…

Bu dünya, bir canlı ve organizma gibi sınırlı bir ömre sahiptir.Bilim adamları dünyamızında bir doğuşu,oluşu olduğunu ve yaşlanıp öleceğini söylemektedirler.Bunu Kur-an da söylemek de.

 

Herkes kendi yaşam anlayışı ve değerler sistemi içerisinde söz konusu aleme bir cevap verebilir.

İnsanlık tarihi boyunca;’’semavi dinler’’ öncesinde,özellikle eski mısırda yaşam hep öbür dünyada yeniden doğma ve yaşama göre kurulmuştur.

Mısır’a gidenler piramitleri,kral mezarlarını,eski tapınakları görenler bunu çok iyi görmüşlerdir.

Mumyalama olayı, eşyalarını beraberlerinde mezarlarına koymaları ve mezarlarını bir ev gibi dizayn etmeleri hep tekrar dirilme ve yaşama felsefesinden doğmuştur…

Hiristiyanlık,Yahudilik ve İslamiyet de de ölümden sonra diriliş ve yeni bir yaşam vardır.

Peki bu istediğimiz bir şeyse niye ölümden bu kadar korkuyoruz?

Bana göre din öğretisi ve Allah  kavramı,çoğunlukla cezalandırıcı bir üslupla bizlere aktarıldı.

Bunun ilk temeli evlerimizde atılmaktadır.Yemeğini yemeyen çocuğa’’Allah baba’’kızar veya yaramazlık yapıp,söz dinlemediğimizde vs.’’!Allah taş eder,cehennemde yakar..’’şeklinde konuşulur.Çocukların belleğinde Allah hep korkulacak ve çekinilecek bir imge olarak yer alır:

Temel din eğitiminin verildiği kurumlarda ve ibadethanelerde de;hangi davranışımız karşılığı ne şekilde ödül ya da ceza göreceğimiz şeklinde bilgiler aktarılır.Ama çoğunlukla korkutulur ve cezalar abartılır ki,insanlar dinden soğumasın.

Oysaki,dinler insanların mutluluğu için bir araçtır.Maalesef cahil din adamları ve siyasal amaçlı insanlar ve ideolojiler insanı din için bir araç haline getirdi.

Oysaki dinde zorlama olmaz.irade esastır.Bireyin özgür iradesiyle dinini seçmesi ve istediği şekilde,anladığı şekilde dinini yaşaması gerekir.Birilerinin dinin koruyuculuğuna yada jandarmalığına soyunması dinin özüne terstir.Din Allah dan gelmişse en büyük,esas koruyucu zaten o dur.Kimin haddine ‘’Kraldan fazla kralcı’’kesilmeye...

Aslında bu tarz insanlar kendi yetersizlik ve güçsüzlüklerini kapatmak için,dini değerleri kalkan olarak kullanırlar.Birçoğu bunun farkında bile değildir…Birey olamayan insanlar daha güçlü değerlere sarılarak o değerlerle kimlik ve kişilik kazanırlar.Kişi ‘’birey’’olmadan ‘’biz’’olmuşsa çok katı olur.Hoşgörüsü olmaz.Çünkü onun söylediklerine, değerlerine karşı yapılan her eleştiri,kendisine yapılmış gibi algılanır ve çok sert tepki gösterirler...”Bilgi-Düşünce sahibi olmadan fikir sahibi olanlar” katı tutum sergilerler.

Diğer yandan insanlar üzerinde egemenlik kurmak ve onları yönetmek isteyenlerde’’kutsal değerleri’’kullanırlar.

İnsanları dinle korkutarak kendilerine çekmeye çalışırlar.

Dolayısıyla gerek cehalet,gerek art niyetle olsun; Allah  ve din kavramı sevgiyle özdeşleşeceğine, korku ve ceza ile özdeşleştirilmiştir.

Ölümden ve sonrasında ne olacağından aşırı korkunun bir kaynağı da işte bunlardır.

Oysaki dini metinlere baktığımızda evrenin aşkla,sevgiyle yaratıldığını ve yoğrulduğu ifade edilir.

Bir annenin evladına olan sevgi ve şefkatinin’’milyonlarca’’daha fazlası Allah tarafından kullarına gösterilmektedir.

Dünyada ve evrende insanoğlunun ve diğer canlıların yaşaması için gerekli olan her şeyi hazır sunan,önümüze seren Allah-ın sevgi,merhamet,şefkat ve koruyuculuğundan şüphe edilir mi?

Pek tabii ki bu ifadelerim ,dini inançları olan insanlara yöneliktir. Dine inanmayan birisinin ölüm korkusunu yenmek için dine inanması gerekmez.Diğer yandan dini inancı olan insanda panikatak yaşayabilir.Hiç kimsenin bir ayrıcalığı yoktur.İnancı olanların bir kısmı: “...Nasıl olurda inandığım halde ben panikatak oluyorum,ölümden korkuyorum ?”diye suçluluk yaşarlar.Hatta bu yüzden etrafına hastalığını söylemeyip,tedavi olmayan insanlarda var.

Panikatak hastalığına  bağlı ölüm korkusunun dinle imanla alakası yoktur.Dinlide dinsizde bu korkuyu yaşayabilir. Bu çok normal, insani bir duygudur.Herkeste ortak bir tepki ve davranış olduğuna göre ,bu tamamen panikatağın yaşattığı bir olaydır.

Bazı dindar panikataklılarda Allah nezdinde farklı yerleri oldukları inancını taşırlar. Panikatakla ölüm korkusu ve bazı kaçınma davranışları ortaya çıkınca şaşkınlık yaşanır. “Allah  nasıl bu korkuyu yaşamama müsaade ediyor?” diye sorgulama ve hayal kırıklığı yaşanır…Bu şekilde düşünenler farkında olarak ya da olmayarak Allah-tan imtiyaz talep etmektedirler. Oysa dinler tarihine bakılacak olunursa, “Allah-ın elçileri-peygamberleri”,en büyük acıları yaşamışlardır.Dünyanın bir imtihan meydanı olduğu anlayışı dinlerde esastır…

Sonuçta, panikatağa bağlı ölüm korkusu normal ölüm korkusundan çok farklı ve şiddetlidir.

Tedaviyle bunu yenmek mümkündür.

Bu vesile ile hayatı anlamlı kılan ölüm gerçeğiyle yüzleşip, insana yaraşır bir yaşamı elde etmeliyiz. Bunun tedavisi de mümkündür isteyen doktora gider isteyen de Kur-ani tedavisini yaptırır bu husus da serbestlerdir bize gelen bu tarz hastalarımıza uyguladığımız seanslarımız hep başarılı geçmiş Allahü Teala Şifasını da vermiştir Elhamdülillah tek seanslık işi olur biz de 7 günlükde kontrol suresinden sonra da hiç bir şeyi de kalmaz diyoruz.

 

.
       

DUYURULAR

.

VAKİT

.
             DESTEK

     
 
.


NAMAZ VAKİTLERİ
Diyanet İşleri Başkanlığından Alınan İl İl Namaz Vakitleri

.


HAVA DURUMU

Ankara
İstanbul

 

.
.
      E-MAİL LİSTESİ
 

.
 
.

. ARAMA

www Site İçi

.

HABERLER


 

.

Ana Sayfa        Önsöz       Hakkımızda      Linkler      İletişim

Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle

Web Sitemizin Tüm Hakları Web Sitesi Sahibine Aittir. İzinsiz Kopyalanamaz ve Kaynak Görüntüleyerek alınamaz!.               Tasarım ve Kodlama  Powered By: Fullaspsite