BİAT TV SİZİN KANALINIZ VE SİZİN SESİNİZ OLACAK DERTLERİNİZ DERDİMİZ OLSUN CANLI YAYINLARIMIZ OLACAK SAKIN KAÇIRMAYIN BİAT TV SİZİN KANALINIZ
 
..
  ALLAH`A DUA İLE MURACAAT
Dua nedir
Seçme Dualar
Kenzül Arş Duası
365 gün Dua
Dua ve Kader
Özel Dualar
Besmelenin Sırları
Şİfa Ayetleri
Sıkıntınızı Giderecek Dua
Tıp ve Dua
Dua Kaderi Değiştirirmi
..
  ALLAH'IN İSİMLERİYLE TEDAVİ
..
  ESMA`UL HUSNA(ALLAH-IN İSİMLERİ)
..
  KUR-AN DA DUA
Her Derdin Şifası Kur'an
..
  KUR-AN'LA RUHSAL TEDAVİ
Kur'an Tedavisi ve Öfke
Ashabın Manevi Tedavisi
Kur'an Şifadır
Dua ile Tedavi ( Telkin )
Kur'an da Şifa Aramak
..
  GAYB ALEMİ İLE İLGİLİ AYETLER
..
  PEYGAMBER EFENDİMİZİN GELECEKLE İLGİLİ HABERLERİ
..
  BÜYÜ NEDİR?
Büyü çözümü nasıl yapılır
Büyü çeşitleri
Büyüye maruz kalanlar
Büyü yapan&yaptıranın hkm
İslamda Fal ve Büyü
Büyü Bulma ve Temizleme
Büyünün Etkisi olurmu
Büyünün Teşhis Edilmesi
Büyünün Etki Mekanizması
Sihir-Büyü-Tılsım
..
  BÜYÜ VARMI? YOKMU VE TEŞHİSİ YAPILIR
Kendi Kendinize Teşhis
Büyünün Hakikati Varmıdır
..
  MÜRŞİD VE MÜRŞİDİ KAMİL
..
  CİN ÇARPMASI TEDAVİSİ YAPILIR
Cin çarpması
Cin ve Büyü için okunacak
Cin Çıkartma Seansı nasıl
Cin Çıkartma Seansı
Cinlerin Uzaklaştırılması
Cinler İle Tedavi Olurmu
..
  CİNLER VE ŞEYTANLAR ALEMİ
Cinlerle İrtibat Olurmu
Cinler ile İrtibat Kurmak
Cinler ve Ruhlar
Cinlerin insanlara zararı
Cinlerin Yalancılıkları
Cin ve Peri Nedir
Kuran-ı Kerim de Cinler
Cinler ve Medyumlar
İnsi ve Cinni Şeytanlar
Cinlerin İnsanlara Zararı
Cinlerin Görünmesi
Cinler Geleceği Bilirmi
Cinlerle Evlenme
Cinlerin Özellikleri
Cinlerin Ömrü
Karabasan
..
  PANİK ATAK VE TEDAVİSİ
Panik atak nedir?
Kur-an'la tedavisi
Panik atakın tarihcesi
..
  RUKYE USULÜ TEDAVİ
Dualarla Tedavi
..
  KUR-AN VE DUA İLE CİN TEDAVİSİ
..
  KUR-AN-I KERİM MİSKİ AMBERDİR
..
  RUH ÇAĞIRMA
..
  GELECEKTEN HABER VERME
..
  BERZAH ALEMİ
..
  İLM-U LEDUN(LEDÜNNİ İLMİ)
..
  HAVASS İLMİ
..
  RUHİ BUNALIMLAR VE RUH SAĞLIĞIMIZ
Manevi Sıkıntı Halleri
..
  KISMET KAPALILIĞI
..
  ŞEYTAN NEDİR KİMDİR TANIYALIM
Vesveseden Kurtulmak
Vesvese Nedir
Şeytanın Hileleri
..
  MUSKA VE KULLANIMI HAKKINDA
..
  NAZAR
..
  TEDAVİSİNE VESİLE OLDUGUM RAHATSIZLIKLAR
..
  TAYİ MEKAN NEDİR?
..
  NAMAZ
Tövbe namazı
Hacet Namazı
İstihare Namazı
Nafile Namazlar
..
  ESNEMEK VE AKSIRMAK HAKKINDA
..
  ÜNLÜ MEDYUMLARIN YALANLARI
..
  MEDYUMLAR-CİNCİ HOCALAR-ASTROLOJİCİLER HK
..
  CİNLERİ YAKMAK VARMI-YOKMU VE KORUNMAK
..
  FALCILAR - KAHİNLER-YILDIZNAMECİLER
..
  MÜBAREK YERLERİN RESİMLERİ
..
  Hz.HIZIR A.S.
..
  DİYANETİN SORULARA VERDİĞİ CEVAPLAR
..
  YAŞAR HOCA İLE ROPORTAJ
..
  OKUMA USULÜ TEDAVİDEN ÜCRET ALINIRMI
..
  DİN MANEVİYAT VE PSİKİYATRİ
..
  BÜYÜK GÜNAHLAR VE ŞİRK
..
  PSİKOLOJİ VE MANEVİYAT
..
  TASAVVUF VE PSİKOTERAPİ
..
  KÂFİRLİK NEDİR VE MÜSLÜMANLIK NEDİR?
..
  www.ruyalarve.biz.com BAK RÜYANA ÖĞREN
..
  MUSKACI CİNCİ BÜYÜCÜ HOCALAR
..
  MAZERET YOK İYİ OKUYUN
  .
  Ana Sayfa   Önsöz   Hakkımızda   Linkler   Ziyaretci Defteri  İletişim
.

 GELECEKTEN HABER VERME

.

  

Gelecekten Haber Verme Aldatmacası: Fal, Kehanet, Astroloji



Gelecekte neler olacak? Bu yıl başıma neler gelecek? Bunlar gibi onlarca soruyla ilgili olarak, insanların tarihin en eski zamanlarından bu yana birer aldatmaca olmasına rağmen başvurdukları fal ve kehanet yöntemlerinin iç yüzü nedir?

Tarihin en eski çağlarından bu yana, insanların gelecekte ne olacağını bilme merakı fal, kehanet gibi batıl arayışları canlı tutmuştur. İnsanların bir kısmı başlarına gelecek tehlikeleri önceden öğrenebilecekleri zannıyla bazen sırf meraklarını giderebilmek, bazen kendilerince önlem alabilmek, bazen de sadece eğlence adı altında fal, kehanet ve astroloji gibi batıl yöntemlere başvurmuşlardır.


Kimi insanlar bu batıl yöntemlerin Allah Katında yasaklandığını düşünmeksizin bunları zararsız bir uğraşı olarak görürken, bazıları ise insanların geleceği öğrenme merakından çıkar sağlamaktadırlar. Oysa bu batıl arayışların hepsi asılsızdır. Müminler “Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir.” (Müminun Suresi, 3) ayetinin hükmü gereği bu batıl inançların hiçbirine itibar etmezler. Allah’a ve yarattığı kadere imanı zayıf olan veya bilgi eksikliği bulunan bazı insanların başvurdukları falcılık, tarot kartları, ruhlarla bağlantı kurduğunu iddia ederek gelecekten bilgi alma gibi yöntemlerin birer aldatmaca olduğunun bilincindedirler.

Fal Bakmak, Baktırmak Kuran’da Yasaklanmıştır

Falcılık, çok eski çağlardan beri çeşitli kültürlerde izine rastlanan bir faaliyettir. Falın geçmişinin milattan önce 4000 yıllarına kadar uzandığını gösteren belgeler, Mısır, Çin, Babil ve Kalde’de falcılık yapıldığını ortaya koymaktadır. En eski falcılık örneklerinin ise Mezopotamya’da bulunduğu tahmin edilmektedir. (Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 12/135) Oysa Kuran’da eskiden Arapların da başvurduğu bu batıl geleneğe işaret edilerek fal kesin olarak yasaklanmıştır:

“Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur kurtuluşa erersiniz.” (Maide Suresi, 90)

Yıldız Falı: Astroloji

Günümüzde en yaygın olan fal türlerinden biri yıldız falıdır. Gökyüzündeki yıldızların konumuna göre gelecekten haber verme aldatmacasına dayanan bu falın tarihi Sâbiîlere uzanır. Sâbiîler, göğü oniki burca bölmüş, tapındıkları ve heykellerini diktikleri gezegenlerin durumlarına göre, yeryüzünde meydana gelecek olayları bildireceği iddiasıyla yıldızlarla ilgili birtakım hurafeler ortaya atmışlardı. (Elmalılı M.H.Yazır, "Hak Dini Kuran Dili", VII. 5208)

Günümüze kadar ulaşan bu sapkın inanç doğrultusunda yıldızların insan üzerinde etkisi bulunduğuna inanmak, gök cisimlerine müstakil bir güç atfedilmesine neden olacağı ve insanları giderek onları ilah edinmeye (Yüce Allah’ı tenzih ederiz) yönelteceği için Kuran ahlakı ile bağdaşmaz.


Bazı kişilerin yanlış bir kader anlayışına sahip olmaları, bazılarının da yıldızların geleceğe dair haber verdiğine inanmaları ahir zamanın göstergelerindendir. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde bunu şöyle ifade etmiştir:

“Ahir zamanda ümmetim hakkında en çok endişe duyduğum: yıldızlara (inanmak), kaderi yalanlamak…” (Ramuz-El Ehadis, 1/1540)

Allah’ın emir ve yasakları, hoşnut olduğu ahlak özellikleri Kuran’da apaçık bildirilmişken kuşkusuz bu iddialarının ne denli akılsızca ve samimiyetsiz olduğu ortadadır. Kuran’da büyük bir yanılgı içinde olan bu kişiler şöyle haber verilmiştir:

“Biz bunlara sırf bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye tapıyoruz.” (Zümer Suresi, 3)

Gaybı Allah’tan Başkası Bilemez

Falcılık bir tür gayb (bilinmeyen) bilgisinden haber verme iddiasıdır. Oysa Kuran’da gaybı Allah'tan başka hiç kimsenin bilemeyeceği, peygamberlerin dahi, kendilerine izin verilmedikçe gaybdan haber veremeyecekleri açıkça bildirilmektedir. (En’am Suresi, 50)

Rabbimiz ancak razı olduğu kullarına gayb bilgilerini vahyedebilir. Bu gerçek Kuran’da şu şekilde haber verilmiştir:

“O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduğu (seçtikleri kimseler) başka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer.” (Cin Suresi, 26-27)

Ayetlerde de bildirildiği üzere Allah’ın seçtiği elçiler dışında hiçbir insanın kendi başına çabalaması ya da ruhlarla bağlantı kurmak için uğraşması o kişiyi gaybe dair bir bilgiye ulaştırmaz. İnsanlar tarafından uydurulmuş New Age gibi batıl hareketlere kapılan insanlar çevrelerinde dikkat çekebilmek veya sivrilebilmek için medyumluk, kahinlik gibi özelliklere sahip oldukları yalanının arkasına saklanırlar. Bu yolla insanları kandırmayı, onlardan saygı görebilmeyi, maddi çıkar elde etmeyi umarlar. İnsanların birkaç kağıt parçasına, taşlara, kristal kürelere bakarak geleceği söyleyebilmeleri, Allah'ın dilemesi dışında, mümkün değildir.

De ki: ‘‘Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin şuuruna varmıyorlar.’’ (Neml Suresi, 65)

Kehanette Bulunmak Kuran’da Yasaklanmıştır

Günümüzde sık sık karşılaştığımız, gelecekten veya geçmişten haber verdiğini iddia eden kahinler ve falcıların gaybı bilmeleri mümkün değildir. İman etmeyen cinlerle iş birliği halinde olan bu kişiler, zan ve tahminle yalan söylemektedirler. Kehanet adı verilen bu uydurmalar, Allah inancı zayıf bazı insanlar üzerinde etkili olabilmektedir. Allah’ın belirlediği kader dışında hiçbir şeyin gerçekleşemeyeceğini bilmeyen bu insanlar korku ve endişeye kapılmakta, kendilerince tedbir almak amacıyla akıl ve mantık dışı şeyler yaparak komik duruma düşmekte, böylece şeytanın oyununa gelmektedirler. Daha önce de belirttiğimiz gibi gaybı yalnızca Yüce Allah ve O'nun dilemesiyle ilim verdiği kişiler bilebilirler. Bu nedenle falcılık ile geleceğe ve geçmişe dair bilgiler edinip bunlara göre hareket etmek büyük bir sapkınlıktır.

Cinler de Gaybı Bilemezler

Bazı insanlar cinlerin gaybı bildiği yönünde yanlış bir inanışa da sahiptir. Ancak gayb konusunda cinler de tıpkı insanlar gibi Allah’ın bildirdiği dışında herhangi bir bilgiye sahip değillerdir. Gaybe dair söyledikleri ise birer zan ve tahminden ibarettir. Çünkü cinler de tıpkı insanlar gibi imtihan için yaratılmış varlıklardır. İçlerinde iman edenleri olduğu gibi, inkar içinde yaşayan cinler de bulunmaktadır. Kuran’da kesin olarak bildirilen önemli bir gerçek ise cinlerin gaybı bilmedikleridir. Cinlerin gayb haberlerine ulaşmaya çalıştıkları ancak başarılı olamadıkları ayetlerde şöyle bildirilir:


"Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk. Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur. Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?" (Cin Suresi, 8-10)

Cinlerin insanlara gaybtan haber vermelerinin mümkün olmadığının açık bir delili ise Sebe Suresi'nin 14. ayetinde haber verildiği üzere cinlerin Hz. Süleyman’ın ölümünden, sonradan haberdar olmalarıdır. Bu gerçek Kuran’da şöyle haber verilmiştir:


”Böylece onun (Süleyman’ın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkca ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azab içinde kalıp-yaşamazlardı.” (Sebe Suresi, 14)

Mümin Ancak Allah’tan Yardım Diler

Hak dine karşılık binlerce çeşit hurafeye dayalı batıl inanç vardır. Uğurlu günler, uğursuz günler, sayılar, renkler, tarihler, bazı hayvanlar, eşyalar, sözde uğur getiren taşlar, kurutulmuş otlar ve daha sayamayacağımız kadar çok yüzlerce batıl inanç...

Bunlar tüm insanlık tarihi boyunca var olmuş ve hak dinden uzaklaşıldığı dönemlerde iyice yaygınlaşmıştır. İnsanların maneviyat ihtiyaçlarını batıl inançlarla doldurmaya çalışan materyalist bir zihniyetin ürünü olan bu tür inanç ve öğretiler, hak dinin yaygınlaştığı yerde yok olmaya mahkumdur. Bu batıl inançlar günümüzde bir kısım medya tarafından da desteklenmektedir. Bunun sebebi, insanların maneviyat ihtiyaçlarının suni olarak karşılanabileceğinin ve din adı altında sunulan batıl geleneklerin din hakkında olumsuz bir kanı oluşturacağının düşünülmesi, bu sayede de insanların Kuran ahlakından büsbütün uzaklaşmasının beklenmesidir.

Sonuç: “Hak geldi, batıl yok oldu”

İnsan Allah’a kulluk etmek için yaratılmıştır. Allah kimin daha iyi ve güzel davranışlarda bulunacağını, kimin şükredeceğini ve Kendi rızasına uygun yaşayacağını denemek için dünyayı yaratmıştır ve her canlı için bir kader belirlemiştir. Allah’ın belirlediği kader kusursuzdur, onbinlerce kez yaşansa da asla tek bir karesi bile değişmez. Kaderin kusursuzluğuna rağmen gelecekten haber almaya çalışmak ve bu çaba içinde asıl yaratılış amacından uzaklaşmak yalnızca zaman kaybetmektir.

Allah’ın insanlar için seçip beğendiği İslam ahlakı akılcıdır, aydınlıktır, insanları akla ve bilime yöneltir. Oysa batıl inançların mantıksızlığı ortadadır. İslam ahlakında yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak vardır, ibadetler son derece açıktır, kolaydır. Ancak batıl öğreti ve uygulamalara baktığımızda birbiriyle tutarsız, akıl ve mantıktan uzak yüzlerce farklı uygulamayla karşılaşırız. Unutulmamalıdır ki Kuran ahlakının hakim olduğu bir toplumda batıl yok olmaya mahkumdur. Alemlerin Rabbi olan Allah Kuran’da bu gerçeği şöyle bildirmiştir:

“Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.” (İsra Suresi, 81)

.
       

DUYURULAR

.

VAKİT

.
             DESTEK

     
 
.


NAMAZ VAKİTLERİ
Diyanet İşleri Başkanlığından Alınan İl İl Namaz Vakitleri

.


HAVA DURUMU

Ankara
İstanbul

 

.
.
      E-MAİL LİSTESİ
 

.
 
.

. ARAMA

www Site İçi

.

HABERLER


 

.

Ana Sayfa        Önsöz       Hakkımızda      Linkler      İletişim

Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle

Web Sitemizin Tüm Hakları Web Sitesi Sahibine Aittir. İzinsiz Kopyalanamaz ve Kaynak Görüntüleyerek alınamaz!.               Tasarım ve Kodlama  Powered By: Fullaspsite