BİAT TV SİZİN KANALINIZ VE SİZİN SESİNİZ OLACAK DERTLERİNİZ DERDİMİZ OLSUN CANLI YAYINLARIMIZ OLACAK SAKIN KAÇIRMAYIN BİAT TV SİZİN KANALINIZ
 
..
  ALLAH`A DUA İLE MURACAAT
Dua nedir
Seçme Dualar
Kenzül Arş Duası
365 gün Dua
Dua ve Kader
Özel Dualar
Besmelenin Sırları
Şİfa Ayetleri
Sıkıntınızı Giderecek Dua
Tıp ve Dua
Dua Kaderi Değiştirirmi
..
  ALLAH'IN İSİMLERİYLE TEDAVİ
..
  ESMA`UL HUSNA(ALLAH-IN İSİMLERİ)
..
  KUR-AN DA DUA
Her Derdin Şifası Kur'an
..
  KUR-AN'LA RUHSAL TEDAVİ
Kur'an Tedavisi ve Öfke
Ashabın Manevi Tedavisi
Kur'an Şifadır
Dua ile Tedavi ( Telkin )
Kur'an da Şifa Aramak
..
  GAYB ALEMİ İLE İLGİLİ AYETLER
..
  PEYGAMBER EFENDİMİZİN GELECEKLE İLGİLİ HABERLERİ
..
  BÜYÜ NEDİR?
Büyü çözümü nasıl yapılır
Büyü çeşitleri
Büyüye maruz kalanlar
Büyü yapan&yaptıranın hkm
İslamda Fal ve Büyü
Büyü Bulma ve Temizleme
Büyünün Etkisi olurmu
Büyünün Teşhis Edilmesi
Büyünün Etki Mekanizması
Sihir-Büyü-Tılsım
..
  BÜYÜ VARMI? YOKMU VE TEŞHİSİ YAPILIR
Kendi Kendinize Teşhis
Büyünün Hakikati Varmıdır
..
  MÜRŞİD VE MÜRŞİDİ KAMİL
..
  CİN ÇARPMASI TEDAVİSİ YAPILIR
Cin çarpması
Cin ve Büyü için okunacak
Cin Çıkartma Seansı nasıl
Cin Çıkartma Seansı
Cinlerin Uzaklaştırılması
Cinler İle Tedavi Olurmu
..
  CİNLER VE ŞEYTANLAR ALEMİ
Cinlerle İrtibat Olurmu
Cinler ile İrtibat Kurmak
Cinler ve Ruhlar
Cinlerin insanlara zararı
Cinlerin Yalancılıkları
Cin ve Peri Nedir
Kuran-ı Kerim de Cinler
Cinler ve Medyumlar
İnsi ve Cinni Şeytanlar
Cinlerin İnsanlara Zararı
Cinlerin Görünmesi
Cinler Geleceği Bilirmi
Cinlerle Evlenme
Cinlerin Özellikleri
Cinlerin Ömrü
Karabasan
..
  PANİK ATAK VE TEDAVİSİ
Panik atak nedir?
Kur-an'la tedavisi
Panik atakın tarihcesi
..
  RUKYE USULÜ TEDAVİ
Dualarla Tedavi
..
  KUR-AN VE DUA İLE CİN TEDAVİSİ
..
  KUR-AN-I KERİM MİSKİ AMBERDİR
..
  RUH ÇAĞIRMA
..
  GELECEKTEN HABER VERME
..
  BERZAH ALEMİ
..
  İLM-U LEDUN(LEDÜNNİ İLMİ)
..
  HAVASS İLMİ
..
  RUHİ BUNALIMLAR VE RUH SAĞLIĞIMIZ
Manevi Sıkıntı Halleri
..
  KISMET KAPALILIĞI
..
  ŞEYTAN NEDİR KİMDİR TANIYALIM
Vesveseden Kurtulmak
Vesvese Nedir
Şeytanın Hileleri
..
  MUSKA VE KULLANIMI HAKKINDA
..
  NAZAR
..
  TEDAVİSİNE VESİLE OLDUGUM RAHATSIZLIKLAR
..
  TAYİ MEKAN NEDİR?
..
  NAMAZ
Tövbe namazı
Hacet Namazı
İstihare Namazı
Nafile Namazlar
..
  ESNEMEK VE AKSIRMAK HAKKINDA
..
  ÜNLÜ MEDYUMLARIN YALANLARI
..
  MEDYUMLAR-CİNCİ HOCALAR-ASTROLOJİCİLER HK
..
  CİNLERİ YAKMAK VARMI-YOKMU VE KORUNMAK
..
  FALCILAR - KAHİNLER-YILDIZNAMECİLER
..
  MÜBAREK YERLERİN RESİMLERİ
..
  Hz.HIZIR A.S.
..
  DİYANETİN SORULARA VERDİĞİ CEVAPLAR
..
  YAŞAR HOCA İLE ROPORTAJ
..
  OKUMA USULÜ TEDAVİDEN ÜCRET ALINIRMI
..
  DİN MANEVİYAT VE PSİKİYATRİ
..
  BÜYÜK GÜNAHLAR VE ŞİRK
..
  PSİKOLOJİ VE MANEVİYAT
..
  TASAVVUF VE PSİKOTERAPİ
..
  KÂFİRLİK NEDİR VE MÜSLÜMANLIK NEDİR?
..
  www.ruyalarve.biz.com BAK RÜYANA ÖĞREN
..
  MUSKACI CİNCİ BÜYÜCÜ HOCALAR
..
  MAZERET YOK İYİ OKUYUN
  .
  Ana Sayfa   Önsöz   Hakkımızda   Linkler   Ziyaretci Defteri  İletişim
.

 MEDYUMLAR-CİNCİ HOCALAR-ASTROLOJİCİLER HK

.

 

ÖNEMLİ UYARI

Bismillahirrahmanirrahim

 Rahman ve Rahim Olan Allah-ın Adıyla

 

 

     Değerli Kardeşlerim…… Bizim bu sayfayı hazırlamamızdaki amaçlardan bir tanesi de

   Elimizden geldiği kadarıyla doğruları anlatmak ve doğruları anlatırken de Kur-an Ayet ve sahih hadisler dışına çıkmadan  bilinmeyenleri olduğu gibi vermektir.Günümüz Türkiyesin de

 

Maalesef gerek yazılı gerekse görsel medyanın da Desdeklediği ve meslek olarak da kabül görmediğimiz   görmeyeceğimiz olan

 

MEDYUMCULUK-ASTROLOJİ-FALCILIK-TAROTCULUK-VS

 

gibi amaçları tamamıyle ticari olan ve işlerini  yalan dolan la yapan bu kişilerin karşısın da sapasağlam durmak.

  

BUNLARIN PATRONU OLAN  ŞEYTAN-IN OYUNLARINI  BOZMAK- VE BU OYUNADA KİMSENİNDE GELMEMESİNE VESİLE OLMAKTIR GÖREVİMİZ İNŞAALLAH  . 

 Bu şeytanın oyunu nasıl bozulur diye soracak olursanız şayet mutlaka biz de deriz ki Kur-an ve Sünnet le…..cevap bu

 

           Bunların yüzünden insanlarımız Kur-an dan korkar hale gelmişler hat da kaçar hale gelmişler Hristiyan alemine baktığınız zaman İncil baş tacı yapılmış orada şeytan çıkartma ayinleri alenen yapılır ve yasaldır da oysa Türkiye de böyle bir şey yapamazsınız çünkü yasak neden yasak bu sahtekar üç kağıtçı yalancı düzenbaz şarlatan diye nitelenen

MEDYUMLARIN- FALACILARIN-VS İŞLE İŞTİGAL EDENLERİN YÜZÜNDEN YASAK OYSA

 

          Kur-an büyük bir Eczanedir Kur-an şifadır Kur-an Berekettir Kur-an hoş bir sedadır Kur-an ruhu okşar Kur-an-ın faydalarını saymakla bitmez ……

 

İDDİA EDİYORUZ KUR-AN PANİK ATAK OLANLARI  İYİLEŞTİRENDİR KUR-AN RUH SAĞLIĞININ İLACIDIR ARTIK TÜRKİYE DEDE KUR-AN-LA OKUMA YAPILARAK HASTALAR TEDAVİ EDİLECEK SAĞLIK BAKANLIĞI BUNUNLA İLGİLİ KURUL BİLE OLUŞTURMUŞTUR.BİLİM ADAMLARI BİLE BUNU KABÜL GÖRÜRKEN BUNUN AKSİNİ SÖYLEMEK DE ACİZLİKTİR DERİM….. BİR NEVİ TIP DA ÇÖZÜMÜ MÜMKÜN OLMAYAN VE UZUN PERYOTLARLA ÇALIŞILAN HASTALAR ÜZERİNDE KUR-AN DEVREYE GİRMELİ DİYORUM BUNLAR İÇERİSİN DE PANİK ATAK HASTALIKLARI DA BAŞI ÇEKMEKTEDİR

VE BUNUNLA İLGİLİ HASTALARA BİZ KUR-AN TERAPİSİ YAPTIĞIMIZ DA ÇOKDA GÜZEL NETİCELER  ALİYORUZ ELHAMDÜLİLLAH

Günümüz Türkiye sinde medyumluk Mesleği  adı altında nice vahim olaylar yapılmakta insanlar sömürülmek te yalanlar dolanlar tacizler aklınıza ne geliyorsa hepsi bu mesleği yapanlar tarafın dan inanın yapılmak ta ben neler duyuyorum neler bu işle iştigal eden bir sürü medyum bozuntularından da konuşmalarımız lada hep tehtitler almış tabiri caiz ise küfürler bile yemişizdir.Şimdi benim asıl üzüldüğüm konu bu sahtekar ve iki yüzlü insanlara hocam diye hitap edilmesi bizim bildiğimiz hoca kavramı öğretici eğitimci ve terbiye edici sıfatı olanlara denilir okumuşu okumamışı bu sahtekarlara hocam demesi de ayrı bir dert tabii.Tv lerde hep boy boy bunları görürüz öyle yalanlarla insanları kandırıyorlarki ben yerim de inanın duramıyorum Kur-an bu tarz sahtekarlık yapanlara alenen kafir diyor bunlarla ilgili bir sürü ayetler vardır basın da bunlara destek veriyor maalasef hele yasak konulsun bunlara inanın biterler

  Bir diğer konu bunlara diyorum peki siz kendinize kahinlik yakıştırması yapıyorsunuz be sahtekarlar o zaman spor loto çok da iyi para veriyor bilin şans oyunları numaralarını alın parayı neden insanlarla uğraşıyorsunuz.

 

Bakın Medyum Memiş derki cinlerle dünya da 2 kişi görüşür biri ben biri de Rusya da birisi yalanın böylesi görülmemiştir bizde bunun bu açıklamasını kınıyoruz sen önce islamı yaşa ondan sonra Müslüman mümin cinlerle görüştüğünü söyle. Kardeşlerimiz olsunlar manken gibi kızlarla da dolaşmayı bırak ondan sonra konuş zamanın da meydanı boş bulmuş ve prim yapmışsınız diyorum.Sahtekarlığı bırakın Tövbe edin imana gelin yazık insanların ruh saklıklarıyla da oynuyorlar bunlar. Bu insanlara  yazılı ve görsel basın prim yapma şansı tanımıştır ….Şimdi derler ki bunlar yaşar hoca reklam peşin de değil amacım sizi yok etmek çünkü  sizin gibiler kene gibisiniz

 

.Recep kaplan bu ki tam sahtekar hanımı evden kovdu 15 gün ofisin de yattı neden evindeki hanımına gücü yetmedi sormak lazım bacım olsun çok da imanlı bir eşi var ama kocası tam ticari kafalı abdesti namazı olmayan arabca okuma yazmasını bilmeyen bir zavallı ledün ilmini tamamladığını havas ilmini tamamladığını sayfasın da yazıyor Allah aşkına sorun bunlara ledün ilmi nedir diye kimlere verilir diye bir sorun havas ilmi nasıl elde edilir diye bir sorun  adam namaz kılmıyor  zikir yok  arabca yok Kur-an okumasını bilmiyor  bu insan . Tabii .sizler doğal olarak bunları  bilmiyorsunuz  bu insan kafir cinlerle çalışır bunu biliyoruz biz bu kesin….  

 

 İslam akar-a gelince bunun da yukarıda saydıklarımdan hiçbir farkı yok  sayfasını okudum tam rezalet tabii bir bilen yani bilirkişi sıfatın da baktığınızda bunu görürsünüz aksi taktir de göremezsiniz.Burçları da kullanıyor ama büyücü ilede uğraşıyor bunu inkar etse bile inanmamak lazım gayb-ı bilgi vermek de kahinliktir kahinlik ne demektir Kur-andaki hükmü nedir aslında bakması lazım bakamaz çünkü işine gelmez.. Bu da şeytani fiillerle çalışan birisi   faydalı değil zararlı şeyler üretmektir.Kaybolanı buldum demesine de inanmayın Allah her şeye kadiri mutlaktır amenna sen önce kaybolmuş imanını bul derim ona…..bunlar gibi bir sürü örnekler vardır  Yüzde yüz garantili işiniz yapılır diyen şarlatanlar da  var maalesef içlerinde

 

Bizde diyoruz ki siz insanları yaptığınız büyülerle mutsuz edin biz de bozalım-siz şeytandan alın fetvayı bizim de Mevlamız var Elhamdülillah  dayelim Siz Büyü Malzemesi için Sac Kılı Tırnak vs şeyler kullanın biz de Kur-an-ı devreye sokalım  kim kazanır kim kaybeder hodri meydan…..

 

                Kur-an inanın insanın ruhunu okşar benim hastalarıma ben hep kur an okurum panik atak hastalarım bu tarz uygulama sonucundada hep iyi olmuşlardır tabii her şeyden ziyade insanın yaratılış fıtratını iyi bilmek lazım hat da hastalarıma seans sonrası hep namaz kılın ve Allah ı zikredin deriz ilaç bu bakım yapmayız yani suya bakayım yıldızname ye bakayım olmaz biz de böyle şeyler  ve biz buna da  karşıyız gayb-ı Allah bilir saniye sonrasını bilemem bu tarz sorular da sormayın deriz size şunu da diyorum bayılan ruhi bunalım geçiren uykudan bir türlü gözünü açmayan hep kırgın hayata küskün olan korkuları olan biri varsa siz getirin bana sonucunu da hep beraber görelim.Yanlız doktor tedavisinden geçmiş olacak doktor tedavisin den geçmesine rağmen halen bu rahatsızlığı devam ediyorsa getirin diyorum İnşAllah buna panikatakta dahildir Muska olmaz biz de yapana da karşıyız şahsın hiçbir rahatsızlığı olmaz ona Kur-an dan seçme ayetlerin yazıldığı bir hamayıl verilir cevşen gibi  fakat bahsetmiş olduğum rahatsızlıkları olanlara biz recete olarak Kur-an-ı uygularız ezanı uygularız ve zikri uygularız ayrıyeten su uygulaması yaparız bu aynı zaman da teşhis mahiyetin de olur .Resulullah(SAV) dönemin de rukye usulü tedaviler olur du yani okuma yöntemleriyle ama burada şunu da gözden kaçırmamak lazım Allah Resulü diyor ki ben hem fenni hem de kur-an-i tedavi olanlardanım bu şu demek tıp ilmini inkardan gelemeyiz.Önce doktor diyoruz daha sonra doktordan beklediğini görememişse yani tedavi olamamışsa altarnetif  Kur-an dır bunun aksini de kimse söyleyemez hristiyanlar incili okuyarak ruhlarını rahatlatırlar biz ise Kur-an dan kaçar olmuşuz bu da ayrı bir dert tabii. Googl da okuyorum diyor ki çocuğu olmayanlara çocuk yaptırırım evden kaçanları 3 gün de getiririm vs vs gibi aslı astarı olmayan yalan sözler.Bu gün Türk toplumunu büyükolik yapmışlar   bu büyücülere  karşı olduğumuzu da alenen de söylüyoruz sesimizi duyurabilirsek bu yalancı ve  sahtekarların   oyunlarını bozarız İnşAllah. Bunlar servetlerine servet katan insanlar en düşük aldıkları para 1.000 dolar yani 1.400 ytl ödedikleri vergilere bakın birde biz diyoruz ki her derdin şifasını veren Hz Allah tır tıp bilim adamları da diyorlar artık psikolojik bunalımları olanlar Kur-an tedavisine baş vursunlar diyorlar ama bu Kur-an terapisini kim yapacak tabiki bu işin ilmini yapan ehil insan yapacak adam.

 

 Tv de cin yakıyorum kaç tane yandı gördünmü diye zavallı insana soruyor o da gayri ihtiyari 3-5 diyor sorarım size bu cinler bu kadarmı güçsüz mahlukatlar da bu kadar kısa dönem de bedeni terk ediyorlar yalan yalan yalan işde bunlar gün ışığına çıksın çabamız bu nokta da bizim Evet kafir cinler biz insanlara zarar verirler bunu kabül etmek gerek ama bunun yöntemi muska yazarak yakım yaparak deyil ki bu manevi güç ister Allah a teslimiyet ister bu işle iştigal eden namazını kılacak zikir derslerini yapacak arabcası olacak helali heramı bilecek nefsin hoşuna giden ve onu harama sürükleyecek işlerden kaçınacak şahıslar tarafından yapılabilir.

 

Burada da ben tedavi ettim demeyecek ben iyileştirdim demeyecek şifa Allah tan Eczane Kur-an acizane ben de vesile olmaya çalıştım demesi lazım biz kullar hata yapmaya müstahakız.Cinler alemine gelirsek bu apayrı bir konu burada girersek içinden çıkamayız ama şunu söyleyebirim  sitemiz de bu cin ve cinler alemini okumanızı öneririm.Kul kendi fiziksel bedenini iyi tanıması gerek akıl harici bir sürü sayacağımız ve ruhu etki altına alacak  unsurlar vardır ben bio enerjimle hastaları iyileştiriyorum diyor Salih Memişoğlu yalan konuşuyor diyorum insanda ki bu var olan enerji ancak gecici bir rahatlama verir daha sonra eski haline döner bura da Kur-an faktörü göz önüne alınmıyor biz de diyoruz ki…….

 

Sonuç itibariyle Biz Medyumluğu bu şekliyle kabül etmiyoruz bu şekilde konuşanlara yalancı diyoruz varsa mana güçleri benim karşıma çıksınlar diyorum hepsi yalan dolan şeytandan aldıkları yardımlarla insanlarımızın duygularıyla oynayan bu  sahtekarlara artık ekranlarında

Kapatması gerek tabii karar bu programları yapanlara Allah huzurunda hesabını da verirler  

 

Medyumluk kelimesi islama da uygun değildir bunlar BEN BÜYÜCÜYÜM diyemiyorlar BEN ŞEYTANDAN DOSTLUK BAGIMI KURMUŞUM DİYEMİYORLAR  BUNLARDAN KORKAN İNSANLARIMIZ DA VAR BİLİYORUM KORKMASINLAR Bu insanlar inan hiçbir şey yapamazlar sen Kur-an-a sarılırsan bunlar Kur-an dan acaip korkarlar sesini bile duymak istemezler kaçarlar  ben içlerindeyim Allahın selamı bereketi merhameti hidayeti affı ve tüm güzellikleri üzerinize olsun hepinizin İnşaAllah bizden sizleri uyarmak  

 

BİRDE ASTROLOJİ İLE İLGİLENDİKLERİNİ SÖYLEYENLERE BAKALIM

 

AKSİYON: Astrolojiye tersten bakış
   İslam’da Astroloji kitabının yazarı Hatice Kübra Ergin, astrolojinin birinci amacının kişiye özel kusurları incelemek ve bunları dengelemenin yollarını göstererek şuurlandırmak olduğunu söylüyor.
Erzurumlu İbrahim Hakkı, Marifetnâme adlı eserinde gökcisimlerinden bahsettikten sonra şunları söylüyor: “Biz bütün bunları nefsi bilmeye ve Allah’ın ayetlerine hayranlık duymaya bir vesile olsun diye yazdık.”
       Günümüzde nefsini bilmek, kendini tanımak herkesin gündemini meşgul eden bir konu. Ancak insanın kendini tanımasının gerçek amacı unutulmuş gibi görünüyor. Herhangi bir burç kitabında kendisine ait kısmı okuyanlar; genellikle kendini beğenmelerini artıracak kelimelere rastlamaya çalışıyor. Burç kitapları da buna göre yazılıyor. Böyle bir bakış açısıyla astroloji kitaplarını inceleyenler, kendilerini tanısalar bile maalesef düzeltemiyorlar. Çünkü astroloji soğuk ve incitici bir dille kusurları haykırıyor; ama doğru yolu ve üstün ahlâkın nasıl kazanılacağını gösteremiyor.

       Astroloji nefsi bilmenin bir aracı
İslam’ın astrolojiye bakış açısını incelemek üzere araştırmalar yapan ve “İslam’da Astroloji” adlı bir kitap hazırlayan Hatice Kübra Ergin’e göre, İslamî açıdan astrolojinin birinci amacı kişiye özel kusurları inceleyerek ve bunları dengelemenin yollarını göstererek kişiyi şuurlandırmak olmalı. İslam tasavvufunda, “Allah’ı bilmek nefsi bilmekten geçiyor” ve astroloji nefsi bilmenin bir aracı olarak değerlendiriliyor.
       Kitapta, İslam dininin mensuplarına vaat ettiği insan-ı kâmile ulaşmak için olgunlaşmak, bunun için güzel ahlâk ve sakinliğe kavuşmak üzere burçlardaki kusur ve aşırılıkların düzeltilmesinden söz ediyor yazar. İslam dininin rehberliğinde burçları tanıtan bir yol izliyor. Burçları sadece kusurları ve aşırılıkları ile değil, özellikleri ve faziletleri ile tanıtırken burçlar arası ilişkilere de ışık tutuyor
Hatice Kübra Ergin, astrolojinin yeryüzündeki hiçbir yaratılış, oluş ve yok oluşun tesâdüfî ve anlamsız olmadığını gösterdiğini, kaderi ispatladığını, oluşların başıboş, rastgele ve sadece sebep-sonuç ilişkisine bağlı olarak gelişmediğini belirterek, bu yönden bakıldığında astrolojinin inançsız yorumlanmasının imkansız derecede zor olduğunu söylüyor.
       “İslam’da astroloji var mı, yok mu?” sorusunu ise Kübra Ergin, “Dinde tıp olmadığı gibi astroloji de yoktur. Ancak dinde her şeye bir bakış açısı verilir. Astrolojiyi de dinin bakış açısıyla görebilirsiniz. Din zaten Allah’ın ilmidir ve herkese paylaştırılmıştır. Kuran’da burçlar kelimesi geçiyor; ama bu, İslam’da astroloji vardır anlamına gelmiyor” şeklinde cevaplıyor.

       Gökcisimleri birer süstür, kudrete sahip değildir
       Bu anlamda astrolojinin, insanların geleceğine dair haberler veren bir alan olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Ergin, astroloji konusunda en büyük hatanın, gökcisimlerinin ve onların sembolize ettiği meleklerin kendi kendilerine hareket ettikleri yanılgısına düşülmesi olduğunu söylüyor. Oysa ne melekler kendi başlarına bir iş yapıyor ne de gökcisimlerinin gerçek bir tesiri var. Aslında gökcisimlerinin görevi, yeryüzünden bakan şuur sahipleri için okunacak manalara işaret etmekten ibaret.
       Bunun için günümüzde astrolojiyi bilimselleştirme çabasında olanlar, henüz ispatlanamamış bir iddiada bulunuyor. Gökcisimleri, evrenin kozmik manyetizması içinde yaydıkları radyasyonlarla insan beynini etkiliyor, böylece yeryüzündeki hadiselere sebep oluyorlar. Bu düşünce hem ispatlanamıyor hem de astrolojinin birçok olayını açıklamakta yetersiz kalıyor. Bilimsel olarak bunların açıklamasını yapmak çok güç.
       Herkesin özel haritasının olması, lunar döngüsü, Arap noktaları hesaplamaları gibi konular astrolojinin izahını daha da imkansızlaştırıyor. Yazar işin gerçeğini şöyle açıklıyor: “Gökcisimleri tıpkı Kuran’da haber verildiği gibi birer süstür. Yani kudrete sahip değillerdir; fiilî olarak işlevsizdirler. Sadece dış görünüme ve böylece yorumlanacak manaya işaret etme görevindedirler.”
       Kuran’da gökle ilgili şu ayetler yer alıyor: “Göğü yükseltti ve onu mizana koydu.” (Rahman 7-8) “O, biri diğeriyle tam uyum içinde yedi gök yaratmış olandır.” (Mülk 2-3) Göklerin mizanı yani terazisi nedir? Birbirleriyle uyum içindeki gök katları nelerdir? Ayetlerin zahiri görünüşü göklerin fizikî sükûnetini ve dengesini gösterdiği gibi Batınî yani gizemli manası; metafizik göklerin manaca dengeli ve uyumlu olduğuna işaret ediyor.

       Astrolojinin dilini çözen kendini iyi tanır
       Ergin’e göre, astrolojinin dilini çözen kimse, kendini tanır ve kusurlarını düzeltmeye çalışır. Yaşadığı hadiselerin hikmetini çözer, ruhsal gelişiminde onlardan azamî derecede yararlanır. Hayatı tepkiyle ve duygusal çalkantılarla değil, bilgelikle ve uyumla yaşar.
       Astrolojinin nasıl başladığına dair kesin bilgiler olmamakla birlikte, eski milletlerin bugün için bile elde edilmesi zor bazı bilgilere sahip olduklarını görmek şaşırtıcı. Ancak astrolojinin evrenle insan arasındaki manevi ilgi ile açıklanabilen bir yapısının olması, bu öğretinin dinlerin ezoterizminden kaynaklandığını düşündürüyor. Zamanla ezoterizmin gizli ilimlere dönüşmesi ve inanç saflığının bozulması, astrolojiyi de falcılığa alet etmiş. H. Kübra Ergin, yaptığı işin ve astrolojinin falcılığa alet edilmesinden hoşlanmadığını, böyle bir uğraşı içinde olmadığını özellikle vurguluyor.
       Ergin, hikmet anlayışıyla incelenen astroloji ile etten kemikten bir bedene sahip basit bir canlı gibi görünen insanın, ne kadar zengin bir mana hazinesine sahip olduğunu, bu manaları şuur sahibi olanlara işaret edip anlatmak için uzayda koskoca gökcisimlerinin emre âmâde kılındığının idrak edilebileceğinin altını çiziyor.
       İslam tasavvufuna göre astrolojinin tek amacı, insanın manevi yapısını çözmesine yardımcı olan bir araç olması. Astroloji eğer doğru değerlendirilirse; “mesajları doğru değerlendirmek, dünya hayatını sonsuz bir kazanca ve Yaratan’a doğru bir yürüyüşe çevirmek, kendimizi tanımak, kendimize karşı dürüst olmak, kusurlarımızla yüzleşmek” gibi hikmetlere yol açabiliyor.

Nefisteki bir takım eğrilikler

Hatice Ergin 1973 doğumlu, iki çocuk annesi bir ev hanımı. Elbette durup dururken böyle bir kitap yazmamış. İslam tasavvufu üzerine araştırmalar yapmaya başlaması insanları okumak ve anlamakla ilgili sezgilerinin olduğunu keşfetmesini sağlamış. Doğrudan doğruya astroloji ile ilgilenmenin insanı sakat düşüncelere yönelteceğini belirten Kübra Ergin, “İnsana bir mizaç verilmiştir. Nefs diyoruz biz buna. Onda birtakım eğrilikler vardır. Bir de onu terbiye eden, yönelten ruh ve ikisinin arasında dönüp duran kalp vardır. Yani kalp bazen nefse bazen ruha döner. Bunlarla ilgilendikten sonra astroloji ilminin dinde nasıl bir yere sahip olduğu kafamda şekillendi. Taşlar yerine oturduktan sonra astrolojiyi yakından araştırmaya başladım. Bu çalışmayı yaparken insanların takdir etmesi ya da kınaması için yola çıkmadım. Bunların yazılması gerekiyormuş. Sonu hayır olur inşallah” diyor. “İslam’da Astroloji” Akis Kitap tarafından yakında okura sunulacak.

       NEFSİ TANIMA AÇISINDAN BURÇLAR
       Koç burcu: Benlik bilincini Allah’ın kulluğunda eritmek, emir ve yasaklara itaat edip davranışlarını terbiye etmek konusunda sıkıntı çeker. Esasen dünya hayatının geçiciliği ve insanın bedensel varlığının kısıtlılığı konusunda bir şuura sahip olan koç, dünyevî varlığını Allah’ı aramak için bir serüven olarak görme konusunda doğuştan yeteneklidir. Koçun hayatta öğrenmesi gereken temel ders, aslında hepimizin rahmet ve cömertliğe muhtaç, zayıf ve aciz kullar olduğumuzdur.
     Akrep burcu: Akrep burcunda beklentilerini ölüm ötesine erteleyebilme kabiliyeti doğuştan gelmedir. Ayrıca yoğun bir şekilde yaşadığı bağlılık ve bütünleşme duygusunu Allah’a vasıl olma ihtiyacına çevirebilir. Akrebe zor gelen, hadiseleri teslimiyetle karşılayıp kin tutmamak, intikam almamak ve mükâfatı yalnız Allah’tan bekleyerek affetmektir.
     İkizler burcu: İkizler burcu sürekli çalışan düşünce biçimiyle devamlı okuyacak bir şeyler arar. Kainatı okur, insanı okur, bu ikisinde okuduğu kelimelerden Allah’ı okur. İnsanlar arası ilişkilerden yana imtihanlar yaşayan, kurnazlık ve iyi iletişimle içinden çıkamadığı çok denklemli problemlerle karşılaşan ikizler, eğer fıtratındaki meyle tabi olur, her durumu ustaca manevralarla geçmeye çalışırsa, sorunların her seferinde yeni şekillere bürünerek karşısına çıktığını görür.
     Balık burcu: Balık bilinci, dünya hayatının insan zihnine sunduğu açıklamalardan aradığını bulamamış, dışardan, başka âlemlerden medet bekleyen bir bilinçtir. Balık aradığını gerçek dünyada bulamayacağını sezmiş, başkalarının çocukluk yıllarında bıraktığı hayal dünyasından kopmamaya karar vermiştir. Bu dünyadan biraz kopuk, biraz hülyalı olması bu yüzdendir. Balık burcu insan maneviyatının çok derin ve gizemli taraflarını temsil eder. Kuvvetle inanma ve inandığı bir şeye kendini adama kabiliyeti vardır, hem de bu konuda ihlaslı olabilme kabiliyeti.

       İSLAM’A GÖRE ASTROLOJİK TAHLİLİN KURALLARI VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN
       Kişinin bir burcun özelliklerini tam olarak taşıması ancak birçok özelliğin birbirine aşırı derecede benzer olmasıyla mümkün. Örneğin kişinin Güneş, Merkür ve Venüs’ü aynı noktada birleşmiş olması gibi. Recep Tayip Erdoğan’ın üç gökcismi balıkta, Abdullah Gül’ün üç gökcismi ise akrepte birleşmiştir. Böyle kişiler belirgin bir karakter taşırlar ve hep aynı tavırları sergilerler, baskın bir karizmaya sahiptirler. Başarıları bu karakterlere uygun manada olur. Mesela balık, çözülme dağılma demektir. Recep Tayyip’in başarısı, siyasî çözülme ve partisinin dağılması ile gerçekleşmişti. Yine balık zulme uğramak ve hapse girmek gibi manalara da elverişlidir. Abdullah Gül ise kulis faaliyetine, gizli muhalefet ve siyasete yatkın karakterdedir. Başarısını da bu yolla elde etmiştir

 

.MİLLİ GAZETE: Karşı atak mümkün mü?
 
     Dini kaynaklardaki sembolik dil üzerine çalışmalarını sürdüren Hatice Kübra Ergin, Aden Yayınları arasında çıkan "İşaretler" adlı kitabında astrolojiyi enine boyuna irdeliyor. Ergin'e göre İslam milleti, Doğunun batıl mistisizmi ile batının inkarcı felsefesi arasında kıstırılmış, sürekli savunma halinde.
Kültür Servisi
 
     Hatice Kübra Ergin, söylenecek sözleri olduğu için yazmaya başladığını söylediği "İşaretler"de Astrolojiyi eleştirel bir açıdan inceliyor ve sözü Kur'an'ı anlamaya götürüyor: "İlmi nücum denilen ilmi, daha doğrusu ilimleri özünde birleştiren hikmeti veya eşyanın hakikati ilmini görmezden gelerek kainatı, insanı hatta Kur'an'ı doğru anlayamayacağımızı düşünüyorum. Bu konuda batının dayattığı rasyolen düşünce biçimini yetersiz ve kökümüzden kopuk görüyorum. Çalışmayı yaparken güvendiğim kişilere ileterek çeşitli yönlerden eserin eleştirisini yaptırdım. İslam alimlerinin Kur'an'dan aldıkları kainat-insan anlayışlarını, hikmet öğretilerini mümkün olduğu kadar doğru aktamaya çalıştım" Yıldız ilimlerine alimlerin pek sıcak bakmadığını söyleyen Ergin, bunu dikkate alarak hazırlamış kitabını: "Geçmiş milletlerin inanç sapmalarında dinlerin esoterik tarafının büyük tesiri var. Esoterizmin alfabesi diyebiliriz yıldız ilmine de. Günümüzde dahi gökcisimlerinin tesir sahibi görülmesi inancını görebiliyoruz ki bu bir açıdan şirktir ve ayrıca bu uğraşı falcılığa da alet edilmektedir. Bu yüzden "bırakın bu işleri" tavrı daima ağır basmış. Bir de zaman içinde batıdan gelen pozitivist dünya görüşü, rasyonel akıl baskısı, batıni anlayışların utanılacak şeyler gibi görülmesine sebep olmuş."

     Kendi kültürümüze bakalım
     Felsefe ve bilimin insan zihnini hapsettiği maddecilik kuyusundan çıkarmak için hikmeti uyandırmak gerektiğine işaret eden Kübra Engin'e göre bunun yolu şu: "Kur'an'dan başlayarak; bütün İslam medeniyeti birikiminden de yararlanmayı ihmal etmeden insanlığın manevi susuzluğuna yetişmeliyiz. Çünkü artık dünya; kainatı amaçsız ve sağır bir boşluktaki, ruhsuz madde yığınları olarak görmenin getirdiği ruh sıkıntısından bunaldı, sarılacak herhangi bir şey arıyor. Eğer biz müslümanlar kendi tasavvufçu ve alimlerimizin hikmet öğretilerini zamanımızın diliyle anlatmayı başaramazsak, bırakın başka milletleri kurtarmayı, bizim çocuklarımıza başka milletlerin reenkarnasyoncu, putatapıcı inançlarındaki hikmet kırıntılarının empoze edilmesine bile engel olamayacağız. İslam milleti bugün, doğunun batıl mistisizmi ile batının inkarcı felsefesi arasında kıstırılmış, sürekli savunma halindedir. Karşı atağa geçebilmemiz için bütün kültür birikimimizden ve zenginliğimizden yararlanmayı bilmeliyiz."
Astroloji ile ilgilenip gelecekten haber verdiğini iddia edenlere ise tepkili Kübra Ergin: "Bilinçsiz veya çıkar amacı güden ve astrolojiyi kılıf olarak kullanan insanlar var. Bunlar insanların psikolojilerini bozabilecek denli olumsuz şekillerde yorumlarda bulunabiliyonlar. Böylesi düzenbazlarlarla karşı karşıya kalanlar "Ben kötüymüşüm, ben düzelmezmişim" diyerek ümitsizliğe düşebiliyor. Ya da aksi şekilde kendini dev aynasında görebiliyor. Fakat farkında olmadıkları şey bu şekilde bir olgunlaşma yaşamalarının söz konusu olamayacağı. Açıkçası çıplak bilgi insanı zaten bir yere götürmez, hangi bilgi olursa olsun. Bilginin inançla, üstün modellerin yol göstericiliğiyle yoğrulması gerekir. Biz buna din diyoruz, peygamberin modelliği diyoruz. Kendimizi ne kadar tanırsak tanıyalım ortada mükemmel bir model olup da ona uyma çabası olmazsa olgunlaşma söz konusu olmaz."

 

 SABAH GAZETESİ: Astrolojiye İslami yorum
 
     Dini kaynaklardaki sembolik dil üzerine 10 yıldır araştırmalar yapan Hatice Kübra Ergin, Kuran-ı Kerim'in birçok ayetinde burçlardan söz edildiğini iddia ediyor. Ergin yeni kitabı "İşaretler" de astrolojinin İslam'daki yerini sorguluyor.
***

     Kuran'daki astrolojik işaretler
     Astrolojinin Kuran-ı Kerim'de yeri var mı? Dini kaynaklardaki sembolik dil üzerine araştırmalar yapan Hatice Kübra Ergin, kitabı "İşaretler"de soruları yanıtlıyor.
     Klasik astrolojiye göre insan, gezegen konumlarının işaret ettiği bir kader kıskacında dünyaya gelmekte, bu kadere mahkum olmaktadır. Bu düşünce, modern insan için insanı zavallılaştıran bir inanç olarak algılanmaktadır. Klasik astroloji, yıldızlara tapınılan yılların izlerini taşır. Sözde, gök cisimlerinin metafizik bir etki alanları vardır. Bu etkilerin, uygun zamanlar gözetilerek yapılan büyülerle istenilen hedeflere yöneltileceğine inanılmaktadır. Böyle büyücülükle ve şeytana tapınmayla uğraşan paganist astrologlar, ellerine düşürdükleri hissi kusurlara sahip zavallıları sömürebilmektedirler..." Aden Yayınları'ndan çıkan "İşaretler" adlı kitabın arka kapağında yer alan bu ifadelere bakıldığında, yazar Hatice Kübra Ergin'in astrolojiye karşı bir tavır içinde olduğu akla geliyor. Ancak Ergin astrolojiye karşı olmadığını, ancak günümüzde yaygın olan klasik astrolojinin insanın yararına kullanılmaktan uzak olduğunu düşünüyor: "Dünyada bir çok astroloji ekolü var. Hepsinin amaçları da farklı farklı. Mesela bilimsel astrolojinin amacı daha çok tıp sahasından yararlanmak. Klasik astrolojinin amacı ise gelecekten haber vermek. Astroloji insanın manevi özünü tanıma ve böylece Allah'ı bilme ilminin alfabesiyken, geleceği tahmin etme merakına alet edilen bir uğraşı haline getirilmiş. Ben buna karşıyım. Astroloji insan ruhunun bir dili aslında. Belli gruplar halinde belli insanların karakter tahlilinde bulunduğunu görüyoruz. Bu da insanın sezinlediği bir şey." Yaklaşık 10 yıldır astroloji ve dini kaynaklardaki sembolik dil üzerine çalışmalar yapan Hatice Kübra Ergin, araştırmaya önce piyasadaki astroloji kitaplarından başlamış. Daha sonra Batılı astrologların çeviri eserlerine ulaşmış. En büyük kaynaklarından biri ise internet olmuş. Astrolojiyle ilgili mail gruplarıyla yazışmaya devam ediyor. Araştırma yaparken eski yazma eserlere de ulaşmaya çalıştığını belirten Ergin, bu konuda çok sıkıntı çekmiş. Özellikle de tesettürlü olması nedeniyle üniversite kütüphanelerine girememekten yakınıyor. Ergin, en baş kaynağı olan Kuran-ı Kerim'in astrolojiye yer vermesine karşın temkinli yaklaştığını belirtiyor: "Tarihte gök cisimlerine tapınılan bir dönemden geçilmiş. O yüzden Kuran-ı Kerim son derece temkinli astroloji konusunda. Fakat yine de Kuran-ı Kerim'de hem burç kelimesi geçiyor, hem de gök cisimlerine göndermeler var. Fakat bununla birlikte biz Kuran-ı Kerim'i kendi düşüncelerimizi meşrulaştırmak için kullanmamalıyız. O yüzden rastgele bir şekilde ortaya bir fikir atamam. Tasavvufçuların eserlerinde kaynaklarını görmediğim şeyi yazmamaya çalışıyorum. Örneğin, Felak suresi 12'de; 'Yeri, göğü ve yerden benzerini yarattı. Emir bunların arasından durmadan iner. Allah'ın her şeye güç getirdiğini ve ilmiyle herşeyi kuşattığı için.' deniyor. Buna benzer pek çok ayet var." Tarihte bir çok islam aliminin astrolojiyi derinlemesine incelediğini söyleyen Ergin, onların daha çok metafizik konulara eğildiklerini ekliyor: "Müslüman müneccimler daha metafizik konularla ilgilenmişler. Yani gökcisimlerin yerine, ruh noktası gibi... Ama biz bugün kütüphanelerimizdeki yazma eserleri terk ettik. İçinde ne gibi değerler olduğunu bilmiyoruz. Araştırdım ama henüz ulaşamadığım eserler var. Bazı tefsirlerde alıntılara rastladığım halde, kaynağı hangi kütüphanededir bilemiyorum. Bir çok eser verilmiş olmalı mutlaka. Bir dönem de tabii Osmanlı'nın son dönemlerinde bizim dini anlayışımızda bir katılaşma olmuş. Fetihlerden sonra Araplarla bir araya gelince Osmanlı'nın hoşgörülü yapısı biraz katılaşmış ve hikmete karşı soğuklaşma olmuş. O yüzden o dönemde bir ihmal başlamış."

     BAŞI SIKIŞAN BANA GELİYOR
     Astroloji bilgisinin belli bir ruhsal olgunluğa sahip kişiler tarafından kullanılmasının daha doğru olduğunu Ergin, sıradan insanların bu bilgiyi kullandığı takdirde çok yanlış değerlendirmeler yapabilecekleri görüşünde: "Astroloji bilgisi eskiden inisiyetik olarak, yani belli bir tarikata bağlanıp belli bir ruhsal olgunlaşma yaşayanlara öğretilirmiş. Çünkü sıradan insanların bazen astroloji bilgisini eksik, kusurlu hatta çok yanlış değerlendirmeleri de söz konusu olabilir. Bir olgunlukla birlikte değerlendirilirse çok güzel olur. Tasavvufta bu kabul edilir zaten, insanlar ruhsal yönden olgunlaştıkça geleceği daha iyi sezinleyebilirler. Hatta böyle gök cisimlerine bile gerek duymadan. Bu çok teslimiyet isteyen bir şey. Hiçbir şey boş yere değil. Yaşanılan sıkıntıların bile bir faydası var insana. Kadere iman olduğu zaman sıkıntı olmuyor." Astrolojiyi kendi hayatında da kullanan Ergin, kendi doğum haritasını inceledikten sonra kitap yazma konusunda daha cesaretli davranmış: "Doğum haritamı inceledikten sonra kendimdeki yazı yazma kabiliyetini gördüm. Yoksa cesaret edemeyebilirdim. Yakın çevremdeki arkadaşlarımın da doğum haritalarını çıkarıp inceliyorum. Başı sıkışan bana geliyor. Arkadaş edinmek için iyi bir yöntem. Bir küçük koleksiyonum var, farklı insanların doğum haritalarından oluşan. Her kalp bir gözdür. Şimdi ben sadece kendi gözümle değil, binlerce gözle hayatı okuyorum. O yönden de yararlı oldu. Bugüne kadar yaptığım tahlillerde hiç para almadım almam da. Sadece bana danışan insanların sıkıntılı dönemlerini daha kolay atlatmaları konusunda yardımcı oluyorum." Doğum haritası çıkarmanın günümüzde bilgisayarlar sayesinde çok kolaylaştığını söyleyen Ergin, yorumlama konusunda medyumik yetenekleri olanların daha başarılı oldukları görüşünde: "Ortada çok karmaşık bir malzeme oluyor. Bu malzemeyi nereden başlayıp nasıl yorumlayacaksınız, çıkaramıyorsunuz. İşte bu durumda sezgisel kabiliyet gerektiriyor. Yani bu yorumlama kabiliyeti de herkeste bulunmuyor."

YUKARIDAKİ YAZININ YORUMUNU SİZE NIRAKIYORUZ

 

 

 

 

 

.
       

DUYURULAR

.

VAKİT

.
             DESTEK

     
 
.


NAMAZ VAKİTLERİ
Diyanet İşleri Başkanlığından Alınan İl İl Namaz Vakitleri

.


HAVA DURUMU

Ankara
İstanbul

 

.
.
      E-MAİL LİSTESİ
 

.
 
.

. ARAMA

www Site İçi

.

HABERLER


 

.

Ana Sayfa        Önsöz       Hakkımızda      Linkler      İletişim

Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle

Web Sitemizin Tüm Hakları Web Sitesi Sahibine Aittir. İzinsiz Kopyalanamaz ve Kaynak Görüntüleyerek alınamaz!.               Tasarım ve Kodlama  Powered By: Fullaspsite